Bigün(bigün* ayrı yazılır)



Bigün bıkarsın,ertesi gün seversin,sonraki gün kremalı,bi diger gün jöleli yersin.1 ay sonra beyaz ayakkabılarını giymeye karar verirsin,3 ay sonra beyaz ayakkabılarından nefret edersin,artık beyaz ayakkabı giymezsin.Bigün saçını sagdan tararsın,ertesi gün soldan.Bigün birine hayatını vermek istersin 321'inci günü vazgeçersin.Bigün vapuru kaçırırsın ertesi gün otobüsü.Bigün özlersin,5 gün sonra o seni özler.Hayatında bi kere aşık olursun,aşık olduğun ikikere aşık olabilecegini idda eder ve ikiye dogru yol alır.Bigün kedinle uyursun,bigün tanımadıgın birinin evinde.Bigün yersin,bigün kusarsın.Bigün öpersin,bigün öpülürsün,bigün kızarsın,bigün çok kızarsın...hayattaki zamanın böle boku bokuna gecerken bi bakmışsın bigün...!

Surrender every word,every thought,every sound...

Beni teslim alan bazı hisler vardı,geçmişten gelen.Hatırlarsın,sonra bi süre unutmazsın,aslında uzun süredir hatırlamadığın bişeyi.Hatırladıklarım çok güzel,ama aslında varolmayan şeyler.Bi ara varolan ama ölmüş şeyler.Dün gece tekrar hatırladım,bi şarkı hatırlattı.Şarkı bitene kadar teslim aldı beni.Bi acı,bi pişmanlık...Sonra gözlerimi açtım.Ben çok mutluyum,hep mutlu olucam.Acı geçiyo,pişmanlık şekil değiştiriyo...yapmadıkların için diilde yaptıkların için pişman oluyosun bi süre sonra.O sarkının bi kaç sözünden ibaretsin artık.Biri seni kolları açık bekliyo olucak evet,ama o kesinlikle ben olmıycam.

Surrender,all the hope that I lost you have found.

Pan

Yazdıklarını okurken sesini duyuyorum.Sonra dudaklarını görüyorum,kasıyosun yine utandığın zamanlardaki gibi,gözlerini,sonra yüzünün tamamını görebiliyorum.Saçların hala kömür gibi.Gözlerin,seni ilk gördüğüm saniyeden farklı bakmıyo,en sevdiğim o an mış,o an alıyo dierlerinin yerini.Sonra kokun geliyo.Senin bi kokun yoktu aslında,ama bende herşeyin var.Adına kayıtlı bi sürü,bende başka eşi olmayan şey...kokun,tadın,hayallerin,bıraktıkların...küçük kalbim acıyo sonra.Ben seni bırakmadım,bırabilicek miyim bilmiyorum...

öldüm

1 Kasım sabahı uyuyorum,kendi yatağımda diilim,hatta yatakta bile diilim.Kapı açılıyo.Gözlerimi açamıyorum derin uykudayım ama biri içeri giriyo hissediyorum.Bi silah sesi duyoyorum ve alnımda acı hissediyorum.İlk önce yanıyo,sonra buz gibi hissediyorum.Acı sadece bi kaç saniye sürüyo,herşey bi kaç saniyede oluyo.Nefes almıyorum.Artık odayı görebiliyorum,gözlerim açıkmış gibi ama diil.Evdeki diger insanlar odaya doluşuyo,çığlık atıyolar.Ben ''nooluo?'' diye soruyorum ama kimse beni duymuyo.Sağ omuzumun üstünde,sağ elim yanağımın altında yatıyorum hala.Öldüğümü anlıyorum.Çok korkuyorum ama huzurluyumda.Panikliyorum,öldüysem bunları görmemeliyim,neden insanları görüp duyabiliyorum?
''Ah lanet olsun ölmek istemiyorum ki ben! Bi sürü şey vardı yapıcağım.Of annem çok üzülücek,beni gömücekler ve ben su anki gibi herşeyi görücek miyim? Umarım otopsi yapmazlar!...'' bunlar 2 sn içinde aklımdan geçenler...
...sonra uyandım.

I am Jack's Smirking Revenge

Bugün kendimi Jack smirking gibi hissediyorum.Uyursam geçicek biliyorum ama,uyanık kalmaktan kendimi alamıyorum' hahaah...!

sevdiğim adam,Chuck Palahniuk

...ceviz çalışma masasının karşı tarafında oturup tanrı'yla bir görüşme yaptım. arkasındaki duvarda diplomaları asılıydı. tanrı bana dedi ki: “neden?”neden bu kadar acıya sebep oldun?her birinizin kutsal, eşsiz bir kar tanesi olduğunu anlayamadın mı? eşi bulunmaz eşsizlikte, eşsizin de eşsizi bir kar tanesi olduğunuz göremedin mi?hepinizin sevginin tezahürleri olduğunu anlamıyor musun?karşımda oturmuş, bir not defterine bir şeyler karalayan tanrı'ya baktım. ama tanrı bu meselede tamamen yanılmaktaydı.bizler eşsiz değiliz.süprüntü ya da pislik değiliz.biz sadece biziz.biz sadece biziz ve hayatta başımıza gelenlerin bir nedeni yok.tanrı diyor ki: “hayır, bu doğru değil.”peki. öyle olsun. tanrı'ya akıl öğretmek bana kalmadı ya.

yüzünde patlasın!

Flaş!

hastasıyım


-RAYBN20000 model güneş gözlüğü takanlara..

-Almancılara..

-Tek ayak üstünde 40 yalan söyleyenlere..

-Çikolata sevmeyenlere..

-'Aslında ben sana Çok aşıktım!' diye,yıllar sonra dönen eski sevgililere..

-Burnuna estetik yaptıranlara..

-Güneş gözlükleriyle kapalı ortamda fotograf çektirenlere...

-freud u anlamış gibi yapanlara..

-'Abla' diyen sırık kadar adamlara...

-Erken boşalma problemi yaşayıp,her gece başka biriyle olan adamlara..

-Dün gece,tünelde yanımıza gelip Kaan Yayla'ya ''sen emo musun?'' diye soran,

sen 'emo' neye benziyo nerden biliyosun diye sordugumda,''disko kralında gördüm'' diyen inek kılıklıya...

-Egoist lere...

-Narsistlere...

-Saçlarını çok acaip modelleyen erkeklere...

-Kompleksli,kıskanç karılara...

-Beni kitlemekten hiç sıkılmayan bi çok insana...

-Türk dizilerine...

-Sır kapısı programına...

-Kötü Dj lere...

-Modernizm'e...

-'' neden Pan?'' diye soranlara...

-Popçulara...

_Serdar ortaç ın 'hayat beni neden yoruyosun?!' sözlerine..

-Kendini güzel sanan hatunlara...


Hastayım uleeennnn!

o.

"benden ne istiyosunuz o.çocukları ! " diye bagırasım var

chuck <3

kafamdaki moda fotoğrafçısı bağırıyor:
bana öfke ver
flaş.
bana şehvet ver
bana empati ver
bana sempati ver
bana acımasız dürüstlük ver
bana dikkat ver
bana aşırı sevgi ver
bana bir şans ver
bana bir şans daha ver
bana şaşkınlık ver
bana neşe ver
bana eğlence ver
bana aşk ver
bana sabır ver
bana hakimiyet ver
bana sukünet ver
bana kendimi tutma gücü ver
bana barış ver
bana sadece bi fırsat ver
bana duygusallığa muhtaç ağlama zırıltısı ver
bana güzellik ver
bana şu boktan dünyada aynen göründüğü gibi olan tek bir şey ver !
FLAŞ!

my Fuckin Birthday ! -24.09-Jamais vu


23 eylül..akşam olmuş,ben topuklu ayakkabılarımla lanet istanbul yollarında yürümeye çalışıyorum -topuklu ayakkabı hiç bana göre diil- az sonra taksim metro çıkışına varıyorum.Duvardan sarkıyorum,çıkan yolculara bakıyorum tek ayağım havada.O kadar sarkıyorum ki saçlarım merdivenlerden çıkan insanların yüzlerine çarpıyo.Saçlarım çok uzamış onu farkediyorum.Beklediğim kişi geliyo,metoroya giriş tarafından çıkıyo..cık cık cık! 10 dakika sonra istanbul ayaklarımın altında,doğduğum hastanenin komşusuyum.İçkimi içemiyorum,konuşmak daha güzel geliyo, 'o' da çok güzel..güzel güzel güzel güzel... Güzel herşeyi seviyorum hemde çok! Kafamın içinde acaip şeyler dönüyo ama umrumda diil manzara çok güzel.Saat gece yarısını geçiyo artık dogum günüm.İlk hediyemi alıyorum.Msjlar,telefonlar.. hatırlıyo alakasız insanlar bile..eski sevgililier,küs arkadaşlar.. Unuttuklarım msj a isim eklemiyo kim bu diyorum,hiç unutmadıklarım isim ekliyo yabancı gibi çok komik oluyo.Topuklu ayakkabılarımı çıkarıyorum çıplak ayaklarım çok üşüyo.Kafam çok karışık içim çok sıcak...geçiyorum istanbulun diğer yakasına.Karakolda geçiyo bi kaç saat.Kamu alanıymış,eğlenmek yasakmış -evimin önünden bahsediyorum- sorun diil ordada çok eğleniyoruz..kendimizi evlerimize bıraktırıyoruz.Hayatımız Gossip girl ve CSI NY dizilerinin karışımı gibi bu aralar..tamam bu aralar diil hep öyleydi...


jamais vu dinliyorum ne güzel bi şarkı.. lanet!



..hayatımın en güzel brownisini yiyorum.Nazlının annesi fal bakıyo.Kafası olmayan bi adam çıkıyo.Aklını kaybetmiş yada salak gibi bişi demek heralde bilmiyorum...aslında anlamını biliyorum =) Bide gitar çıkıyo....Gülüyorum.seviyorum.Umuyorum.Yaşlanmasamda yaşıyorum işte... pembe gözlüklerim yok ama hala Neverland e ve peter pan e inanıyorum..


Mutlu yıllar bana,iyi ki doğdum !!


..düşünceli insanları seviyorum!
I'll never be there...haberin ola!

silikon

Kendime silikondan bi sevgili,bi arkadaş,bi kalp,bide kulak yapıcam..çok kullanışlı olur,dertsiz..sahtekarlara aşinayım nasılsa,alışırım.
Herkesi sevmiyorum,ama bazen herkesten nefret ediyorum.
saat 02.08 ve ben su anda bişeyi farkettim...farketmemem gereken bişeyi..off lanet ! yarın bambaşka bi gün olucak benim için..kahretsiiinnnn..!!!

anlayana

her zaman söylediğim,hissettiğim olmuyo..

balon


..siyah bi balonum ben.Tutmasını bilmeyen,kaba insanların ellerinde ya patlıyorum,ya ellerinden uçuyorum.

it was me on that road...

Roads end getting nearer We cover distance
but not together

love him!

Pırt

Çok tırtsınız...

..kapak olsun !

...gerek yoktu,hiç olmasada olurdu,bu senin obsesif olduğunu gösterir biliyo musun?(takıntılısın demek zor geliyo insanlara sanırım) vs.. bar taburesinde oturup aynaya,kendi gözlerimin içine baktım uzun bi süre,ağladım bi süre,güldümde biraz..ne kadar güzel olduğumu ama ne yazık ki onunda çok güzel olduğunu farkettim.Bu beni tekrar üzdü.Benim kadar cesur olamadığın için üzüldüm sana.Neden bu nesil aşkı takıntı sanıyo onuda anlamadım,anlamıycamda -Yeni nesil,görmeden bakan asalaklar o yüzden çokta sqmde diil- Bi çok şeyi anlıyorum ama çözemiyorum,belkide ortada bi sorun olmadığı içindir bilmiyorum, bi çok şeyi bilmediğim gibi...ortada çok açık şeyler var aslında.Bana bişeyleri anlatmak için gözüme batıyolar uzun süredir..hatta bazı iç organlarımada batıyolar,ama ben dün geceye kadar acıyan bütün organlarımı devre dışı bırakmıştım..dün geceye kadar...ben hikayemi yazdım,sonuç kısmını dün gece noktaladım,kapağınıda sen hazırladın,bi kapağı eksikti..dün gecede benim hikayeme kapak oldu.Şimdi,atıyorum kitabı başucumdan.Belki birine veririm aşk ve aptallığın ayrıldığı noktayı anlasın diye..yada vermem kimseye ya,herkez kendi hikayesini yazsın...merak ediyosan kitabın son sözü şu; '' I'd take it all back to start over again..''

..ego işlemezken..


freud, 'id' imi kontrol edemiyorum, taştı kimligimden...

My jewelry design'S

Necklace (EDA) , copper & epoxy (2008)



Silver earring (2008)

MY SILVER RINGS (2008)
-----

--design & made by ; Me--

''41''

bugün belli oldu hayatımın geri kalanı ; ''41''
bu kadarcık..ama 9 eksik.

kavunlu sakız

Ben kavunlu sakizdan nefret ederim,söylemis miydim sana ?! Nefret ederim cünkü,tadi cok gerçektir.Kavun yiyomuş gibi olursun. Bi süre o gercek -gibi- tatla avunursun ama fazla sürmez,bi kac dakika sonra biter tadi.Kavunlu sakiz kadar nefret ediyorum ....

''pm for me'' -some say we pretend and live in a dream world,I dont think so.......

One day I was walking down a long narrow path in the jungle, with nothing on my feet. Each step felt like mud though the ground was made of dirt, but it was purple dirt It was like looking at the ground and seeing it brown..Well, picture it purple Each step I took left a green footprint, the trees were yellow, as a matter of fact everything that was usually green was now yellow......Bright yellow And then everything I bump into or touch would turn green with clouds, the sky was orange with blackbirds flying around..... Well, I preceded down my little path not knowing what I would find, and not really prepared to encounter anything..Being since I had no clothes on and no bags of tricks, but that didn't slow me down, I kept marching on... And what did I see but the most beautiful girl I had ever seen... Everything was properly placed, however, there was only one drawback........ She was pink... I thought, would that be a good match, pink and gold?You see, I was gold..........Well, we touched, and looked, and smiled, because we did match.... You see, love can be any color it wants to be....So now I had a friend to walk the rest of the journey with And her name was Pinkjelly... Pinkjelly was real cool, she could hold her breath and change colors.....Anyway, that was one of her many talents. It was nice having Pink jelly along for the ride..... Although we would rarely talk, we would spit color on each other, and stare at what we spit There was this one time when Pinkjelly was getting kind of cold, so I spit some red on her and warmed her up.......You know, that made me feel real good inside....Knowing that I helped Pinkjelly stay warm I had the biggest golden smile for the rest of the day....as we continued to walk down the wonderful, purple path.....Holding hands.....